13 Ağustos 2011 Cumartesi



Yaşadığı çelişkilerden,yerin grisi ve gökün mavisinden sıkılmıştı.Huzuru para sandığı zamanlar vardı ve bitmişti herşey...Çökmüştü ıssız bir istasyonda.Aslında yaşamaktan vazgeçeli çok olmuştu.Çünkü bir gizemi kalmamıştı artık gecenin,uzaktı yıldızlar,mehtabı dalgalar götüreli yıllar olmuştu.Uzun bir iç çekti,sonra nefesi karıştı adaletsizliğin hüküm sürdüğü atmosfere...
Belki dedi,belki de çok uzak değildir cehennem ...

6 Ağustos 2011 Cumartesi



Hayat ve mücadele tüm dünya için devam ediyordu.Kimse bilmeyecekti benim zihnime ateş ettiğimi.Hiç doğmamış gibi olacaktım.Ve tek istediğim buydu!

Dünyadan geçmektense,direkt cehenneme gitmeyi tercih ettim her zaman.Ben sadece,olacakları hızlandırdım.Bedenime ihtiyaçları yoktu cehennemde.Ama bomboş bir zihni görünce de çok şaşıracaklardı şeytan ve adamları.Yeni alınmış bir okul defteri kadar boş ve temiz bir zihinle karşılaşınca Tanrı bile,insan imalatı hakkında oturup yeniden düşünecekti.Bir yerlerde hata yapmış olmalıydı.Ben hataydım.Altı milyarda bir gelen hata!Hazırdım iade edilmeye.Doğduğum günkü kadar temiz ve boş bir zihinle.İlk günkü gibi!

Sanki dünyayı bacaklarının arasından çıkarmış bir kadın gibiydim.Her yerini ve her şeyini biliyordum,doğurduğu bebeğini tanıyan bir anne kadar…Her şeyi bildiğim için vasiyetimde tek bir cümle olacak :

‘Beni yüzüstü gömün,yeterince gördüm! ’

Hakan Günday , hayatıma öyle süratli girdi ki , cümleleri başımı döndürdü,sarhoş etti . Kinyas ve Kayra ,Hakan Günday’ın da dediği gibi hayatı hızlı yaşayıp duvarlara çarpanların hikayesi.

Geçenlerde kendisinin bir söyleşisinde bulundum ve her yazarın yapamadığı şeyi yaptığını gördüm.Hakan Günday,cümlelere aşık bir adam,ve evet o güneş battı demek yerine deniz güneşi bugün de yuttu diyenlerden.Şiddetle öneriyorum…

Kitapları :

Kinyas ve Kayra

Azil

Ziyan

Malafa

Piç

Zargana

Az